36. Sayı

Kaliteli ve uzun yaşam için sağlığınıza önem verin
Bir halk sağlığı önceliği olarak her yaşta kadını obeziteden korumak.
Tip 2 Diyabetin güncel tedavisi




Kaliteli ve uzun yaşam için sağlığınıza önem verin

Dosyayı İndirmek İçin Tıklayın

yaşam için sağlığınıza önem verin

 

Gün geçmiyor ki yazılı veya görsel medyada obezite ve sağlık ilişkisine dair bir haber çıkmasın. Giderek şişmanlayan dünya nüfusuna karşın bilim adamları araştırmalarını sürdürürken bir yandan da obeziteyle mücadele adına kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları farklı platformlarda devam ediyor.

Ancak herkesin kabul ettiği bir gerçek var ki, modern yaşamın getirdiği sedanter yaşam tarzı, yani daha az hareket ve dengesiz beslenme obezite sıklığının giderek artmasına neden oluyor. Obezitenin bu denli önemli bir sorun olarak ön plana çıkaran bir başka özelliği ise, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, kanser gibi farklı sağlık sorunlarıyla olan yakın ilişkisi. Araştırmalar özellikle Tip 2 diyabetli kişilerdeki fazla kiloluluk ve obezite ilişkisini net bir şekilde ortaya çıkarıyor. Obezite sadece yetişkinlerde değil çocuklarda ve adölesanlarda da insülin direncinin egemen olduğu diyabet gelişme sıklığının artmasına neden oluyor.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yetkin, obezite ve diyabet arasındaki bağlantıyı şöyle ifade etti; “Obez kişilerde diyabet hastalığının çok sık görüldüğünün anlaşılmasından sonra bunun nedenleri araştırılmaya başlandı. Obez kişilerde diyabetin ortaya çıkmasını kolaylaştıran bir çok hormon ve sitokin fazla salgılanmaktadır. Bunlara verilebilecek en önemli örnekler; TNF-alfa ve Rezistin gibi obezlerde daha fazla artan maddeler. Bu maddeler insülin rezistansını artırarak diyabetin gelişmesini hızlandırabilirler. Yağ hücrelerinden salgılanan diğer bir çok sitokinde buna benzer zararlı etkilerle diyabet gelişmesine katkı sağlar. Obez kişilerin daha sedanter bir yaşam sürmeleri de bunda etken olabilir.”

 

Diyabet obezite gelişme riskini %100 etkiliyor

Prof. Yetkin’in verdiği bilgiye göre, obez kişilerde diyabet görülme oranı obezitenin derecesine göre farklılık gösterse de bu oran en az %60 civarında gözleniyor.  Ancak, obezite diyabet gelişme riskini %100’e yakın etkiliyor. Prof. Yetkin, “Hatta obez olup diyabet çıkanlar ideal kilolarına geri indiklerinde sanki diyabetleri hiç yokmuş gibi olabiliyorlar” dedi.

Diyabetli kişilerin komplikasyonlardan korunmak ve yaşam kalitesi açısından çok önem taşıyan glisemik kontrolün sağlanabilmesinde de obezite etkili oluyor. Prof. Dr. Yetkin, obez kişierde kilo kontrolünü sağlamadan kan glukoz düzeylerinin ayarının bazen mümkün olmayabildiğini ve ideal kiloya indirilen diyabetiklerin kan şekeri kontrollerinin çok daha kolay gerçekleştiğinin altını çizdi. Prof. Yetkin, şu bilgileri aktardı; “Obez olgularda yağ hücrelerinden zararlı hormonlar ve zararlı diğer sitokinler çok yüksek düzeylerde salgılanarak hücresel düzeyde insülinin etkilerini veya insülin reseptörünün duyarlılığını azaltarak kan şekerinde artışlara neden olur. Bu nedenle öncelikle kilo kontrolünün sağlanması gereklidir. Bunun yanında komplikasyonlar üzerinde de obezite etkili bir unsur. Komplikasyonların ilerleme hızını da olumsuz yönde etkiliyor. Obez olgularda aterosklerozun diğer risk faktörlerinde bozulma daha şiddetli ve erken olduğundan kalp damar sorunları, felç, cilt ve eklem sorunları daha abartılı seyrediyor.”

 

Obezitede tedavi seçenekleri

Obezite ve diyabet artık her yaş grubunun sorunu olmakla birlikte tedavi yaklaşımlarında farklılık gerekiyor. Genç obez diyabetlilerle, yaşlı obez diyabetlilerde tedavi yaklaşımları farklılaşıyor. Prof. Dr. Yetkin,  genç obez diyabetlilerin daha agresif bir tedaviye ihtiyaçları olduğunu belirterek, bunun nedenini obezitenin insan ömrünü kısaltması ve diğer hastalıklara yatkınlığı artırması olarak ifade etti. 

Prof. Dr. İlhan Yetkin diyabetli kişilerde obezite tedavisine yaklaşım konusunda şu bilgileri aktardı; “Diyabetli kişilerde bir yandan kan şekeri kontrolü sağlanırken, diğer taraftan obezite tedavisine başlanmalıdır. Obezitenin tedavi prensipleri diyabet olsun ya da olmasın aynıdır. Ana başlıklar olarak; Eğitim, tıbbi beslenme kurallarının öğretilmesi, egzersiz, ilaç tedavileri, cerrahi tedaviler olarak sıralayabiliriz.”

Obez diyabetiklerde nasıl bir beslenme tedavisi uygulanması gerektiği ve  kalori kısıtlamasının bu hastalardaki önemi ve etkisiyle ilgili Prof. Dr. Yetkin, “Tıbbi beslenme kuralları burada da geçerlidir. Mutlak kalori kısıtlaması yapılmalıdır. Dengeli beslenmenin yanı sıra doğal gıdalar tercih edilmelidir. Besinlerin arasında tokluk duygusu yaratan kepekli gıdalara önem verilmelidir. Kalori kısıtlamasını protein, yağ ve karbonhidratlar arasında dengeli bir oranda yapmalı ve vitamin ve minerallerin yeteri ölçülerde alındığından emin olunmalıdır. Aylık kilo verme 2-2.5 kiloyu aşmamalıdır. Özellikle yaşlı popülasyonda bu kilo verme ayda 1-1.5 kilodan fazla olmamalı” diye konuştu. Prof. Dr. Yetkin bu kişilerin beslenme tedavileri konusunda mutlaka bir uzman denetiminde olması gerektiğinin de altını çizdi.

 

Mutlaka hareket edin

Obezitenin ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerden biri hareketsiz yaşam olduğundan egzersiz tedavinin olmazsa olmazı haline geliyor. Gıdalar en önemli kalori ve dolayısı ile kilo kaynağı iken bunun karşılığında kalori yakan ve yağ hücresinde depolanmış enerjiyi azaltan tek yöntem egzersiz. Prof. Dr. Yetkin,  bu açıdan bakıldığında günde aldığımız kalorileri tam olarak egzersizle yakabilsek aslında hiç kilo almayacağımızı belirterek sözlerine şöyle devam etti;

“Fazla kilolu kişilerde de egzersiz kilo vermede ve verilen kilonun korunmasında yararlı bir yöntemdir. Ayrıca kas kitlesi ya da kalınlığı ne kadar fazla ise o kadar fazla enerji harcar. Yalnız egzersizi kaliteli ve elverdiği ölçüde üst düzeyde yapmak gerekir. Şüphesiz çok obez kişilerde akciğer ve kalp kapasitesinin obez olmayanlara göre biraz azalmış olduğuna da dikkat etmek gerekir.”

Prof. Dr. İlhan Yetkin diyabetik obezlerde ilaç tedavisiyle ilgili olarak şu bilgileri aktardı;

“İlaç etkileşmelerine ve yan etkilerine dikkat etmek koşulu ile ilaç tedavilerinden tüm obez-diyabetikler yararlanabilir. Ancak hipertansiyon ve lipid metabolizma bozukluğu olanlarda özellikle ilaç tedavilerini daha ön planda tutabiliriz. İlaçlar dünya da ve ülkemizde uzun yıllardan beri kontrollü bir şekilde  kullanılıyor. Bu ilaçların etki ve yan etkileri de hekimler tarafından iyi bilinmektedir. Bu nedenle kontrendikasyon olmadıkça uygulanmayacak hasta yoktur. Ancak hangi hastaya hangi ilacı vereceği doktorun tecrübesi ve hastanın özelliklerine göre değişir.”

Obezite tedavisinde uygulanan bir başka yöntem ise cerrehi tedavi. Özellikle morbid obez olarak tanımlanan grup için cerrahi tedavi önemli bir seçeneği oluşturuyor. Morbid obez kişilerde yaşam biçimi değişiklikleri, ilaçlar ve diğer uğraşılara rağmen istenilen başarıya ulaşılamıyorsa cerrahinin çok önemli seçenek oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Yetkin,  yaşam beklentisi azalmış olan olgularda geciktirmeden uygulanabileceğini ifade etti.

Obezite tedavisinde uygulanan tedavilerin yanında, kişinin gündelik yaşamında gerçekleştirecekleri değişikliklerde ki başarının uzun süreli olması da önem taşıyor. Prof. Dr. İlhan Yetkin, obez kişilere gündelik yaşama dair şu önerilerde bulundu;

“Diyabet başladığı andan itibaren yoğun bir eğitim almalarını öneririm. Ayrıca eğitimlerini geliştirmek amacıyla eğitim hizmeti veren kurumlarla ilişkilerini sürdürmeleri, iş hayatlarına uygun bir yaşam ve tedavi planı oluşturmaları ve bunu hekimleri ile paylaşmalarını, güvendikleri bir hekimle sürekli takipte kalmalarını, kontrol ve tetkiklerini aksatmamalarını, yeni teknoloji ve tedavi alternatiflerinden yararlanmalarını, egzersize önem vermelerini, doğal ve taze gıdalarla beslenmelerini ve moral olarak ta hep pozitif düşünmelerini öneririm. Sağlığına önem verenler daha kaliteli ve çok daha uzun yaşarlar.”

 



Copyright © 2008 Türkiye Diyabet Vakfı. All Rights Reserved. Designed by Milenyum