Bir halk sağlığı önceliği olarak her yaşta kadını obeziteden korumak.
Dosyayı İndirmek İçin Tıklayın
.
Bir halk sağlığı önceliği olarak heryaşta kadını obeziteden korumak
Birçok gelişmiş ülkede ve gelir seviyesi düşükten yükseğe doğru artan ülkelerde ağırlık fazlalığı ve obezitenin görülme sıklığındaki artış eğilimi hızlanmaktadır. Obezite, kadınlarda insüline olan duyarlılığı arttırması ilişkisinden ve polikistik over sendromu ve kısırlık, yüksek doğum riski, gestasyonel diyabet, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarını da kapsayan üreme sağlığına getirdiği olumsuzluklardan dolayı başlıca bir halk sağlığı sorununu ifade etmektedir. Hayatın farklı safhalarında sağlıklı kiloyu korumak, birçok kadın için birtakım mücadeleler gerektirmektedir. Sağlıklı kilo aralığında bile kilo almak kadın sağlığı risklerini arttırmaktadır. Bu yüzden aşırı kilo alımından korunmak her kadında ve her yaşta çok önemlidir.
Ağırlık artışını korumak, ağırlık fazlası olan veya obez olan kadınlar kadar sağlıklı ağırlık aralığında olan kadınlar için de önemlidir. Obezite ve tip 2 diyabet arasındaki ilişkide birbirinden daha güçlü risk faktörü veya hastalık ilişkisi yoktur. Kırsal ve kentsel bölgeler arasında diyabet ve obezite oranı değişkenlik gösterirken, zengin ve fakir toplumlar, etnik gruplar arasında bu sorundan herhangi bir muafiyet söz konusu değildir. Bununla birlikte, obezite ve ağırlık fazlalığı ile ilişkili sağlık risklerinde, cinsiyet önemli bir faktördür: ağırlık fazlası olan erkeklerde Tip 2 diyabet riski dörde katlanırken, bu kadınlarda on dörttür. Ergen ve genç yetişkin kadınlar da hayatlarının bu dönemlerindeki yaygın olan hızlı ağırlık artışı sebebiyle, konu ile alakalıdırlar.
Ağırlık artışını korumak ve sağlıklı ağırlığı sürdürmek, yerleşmiş obeziteyi düzenlemekten muhtemelen daha kolay, daha ucuz ve daha etkilidir. Başarılı bir obezite tedavisi, karmaşık, uzun dönem, çok disiplinli bakım ve destek gerektirmektedir. Aşırı ağırlık artışından etkili korunma, enerji dengesindeki küçük ayarlamalarla başarılabilinir. Bu yüzden, hayat sürecinde aşırı ağırlık artışından korunmaya odaklanma desteklenmelidir.
Yaşam tarzı değişikliği
Azalan fiziksel aktivite ve aşırı enerji tüketimi şiddetle ağırlık artışına yol açar. Popüler diyetlerin artan enerji yoğunluğu- işlenmiş besinler, aperatifler ve şekerli içeceklerin taze meyve ve sebzenin yerine geçmesi- dünya çapındaki nüfusun ağırlık artışında merkez rol oynamaktadır.
Bu arada, hareketsizlik, evde oturma gibi bir yaşam tarzının artması birçok toplumu etkilemiştir. Kişisel motorlu taşıtlardaki devasa artış (otomobiller, motosikletler), yaya ve bisiklet kullanımına uygun olmayan kent planlaması; insan yürüyüş mesafelerindeki azalmanın başlıca nedenleridir. Tarımsal ve endüstriyel aktivitelerin oturgan servis sektör hizmeti ile yer değiştirmesi ve en popüler tembel zaman aktivitesi olarak televizyon ve bilgisayarların ortaya çıkması ile dünya çapında, ileriye dönük fiziksel aktivite miktarı azalmıştır.
Nüfus araştırmaları, kadınların sadece erkeklerden daha oturgan olmaları - tembel zaman fiziksel aktivite oranlarında, çocuk doğurma veya tam zamanlı çalışma hizmetinin başlaması örnekleri gibi belirgin yaşam olayları ile azalma göstermiştir. Cinsiyet değişiklikleri beslenme ve ağırlık artışı fizyolojisinde de yer almaktadır.
Kim kilo alıyor?
Birçok gelişmiş ülkelerde, yetişkin kadınlardaki ağırlık artışı ortalaması yılda 0,5 kg ile 0,7 kg arasında değişmektedir. Bu bazı yerlerde 10 yılı aşkın sürede 5 kg ile 7 kg arasında olmaktadır. Uzun yıllar sonrasında nispeten bu küçük yıllık ağırlık artışları kadınları, sağlıklı ağırlık kategorisinden ağırlık fazlası veya obez kategorisine sokmaktadır. Ayrıca, hem vücut yağında hem de dağılımında etnik kökenli değişiklikler mevcuttur. Özellikle bazı etnik gruplardaki kadınların, metabolik hastalıklar riskini arttıran santral obeziteye eğilimlerinin olduğu gözlenmektedir.
Hamilelik
Hamilelik sırasında birçok kadın önerilenden daha fazla ağırlık kazanmaktadır. Bu da gestasyonel diyabet gibi hamilelikle ilişkili komplikasyonların riskini arttırır. Bu son zamanlarda ana halk sağlığı sorunu olmuştur. Gestasyonel diyabet obezite ile yakın ilişkidedir ve obezitenin dünyada yayılmasına parelel olarak son yıllarda görülme sıklığı iki katından daha fazla artmıştır. Ayrıca gestasyonel diyabet, annelerde Tip 2 diyabet riskini doğumu takip eden 4 yıl sonrasında %60, 10 yıl sonrasında ise %70 oranında arttırmada büyük ölçüde ilişkilidir.
Doğum sonrası
Üreme yaşındaki kadınlar, aşırı ağırlık artışını korumada önemli hedef gruplardır. Bu grupta, yıllık ortalama ağırlık artışı 0,7 kg’dır. Ayrıca küçük çocuklu kadınlar, günlük fiziksel aktiviteleri sınırlı olduğundan yüksek risk altında olabilirler. Yine küçük çocuklu kadınlar, aile bireylerinin yaşam tarzı davranışlarındaki güçlü etkilerinden dolayı kilit gruptur.
Kadınların yaşam evrelerine göre ağırlık artışı riskleri
Ergenlik
Artmış özerklikle birlikte artan düzensiz öğünler, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, aktivitesizlikle birlikte fiziksel değişiklerin yağ birikimini arttırması.
Erken erişkin dönem
Daha çok fiziksel aktivitedeki azalma ile ilişkilidir. Kadınlarda genellikle 15-19 yaşlar arasında belirir. Aile evinden taşınma, ayrı yaşama veya evlilik, çalışma hayatına başlamaya bağlı yaşam tarzı değişiklikleri.
Hamilelik
Hamilelik sırasındaki aşırı ağırlık artışı, emzirmenin erken kesilmesi ile doğum sonrasında çoğu kez kalıcı olmaktadır.
Küçük çocuklu kadınlar
Sağlık davranışlarındaki değişiklikler: çocuk bakımı ile ilgili diyetler ve fiziksel aktivite modelleri gibi. Engeller, çocuk bakım eksikliği, zaman yoksunluğu ve sosyal izolasyonu içermektedir.
Orta yaş
Ağırlık genellikle yaşla birlikte artar. Kadınlarda ileriye dönük yaşla birlikte fiziksel aktivitede azalma vardır ve menepoza bağlı olarak karın çevresindeki yağ deposu artar. Artan bel çevresi, artan sağlık riski ile doğru orantılıdır.
Orta yaş ağırlık artışı
Menopoz öncesinden sonrasına geçiş zamanında ağırlık artışı yılda yarım kilo olarak rapor edilmektedir. Menopozun ağırlık artışına neden olduğu mu yoksa menopozla birlikte yaşam tarzındaki değişikliklerin, fiziksel aktivitedeki azalmanın mı buna neden olduğu kesin değildir. Ağırlık artışı ile ilgili olarak, zamanla karın çevresi yağlanma artar, bel çevresi genişler ve kalp hastalığı riski artar.
Önlem
Yıllık ağırlık artışı, günlük 10 kcal ile 50 kcal üzeri bir ek tüketim ile ifade edilmektedir. Hâlbuki ağırlık artışını önlemek, göründüğünden daha karmaşıktır. 18 ile 40 yaşları arasında ve sağlıklı kilo aralığında olan birçok kadın, küçük miktarlardaki yıllık ağırlık artışlarının hemen getireceği olumsuz sağlık problemlerine karşı deneyimsizdir ve bu yüzden ağırlık yönetimine öncelik verilmesi gerekliliğini fark etmeyebilirler.
Şimdiye kadar yapılan nüfus araştırmaları, kadınların %60’dan fazlasının, sonunda hafif şişman ya da obez olacaklarını göstermektedir. Bu da özellikle, genel sağlık durumunun kötüye gitmesinde katkıda bulunmaktadır. Korkunç sağlık külfetinden kaçınmak için, tüm kadınlarda koruyucu girişimlere odaklanılmalıdır.
Ne Yapılabilir?
Ulusal farkındalık yaratılarak, eğitim sağlanarak , sağlık politikalarında değişiklik oluşturarak ve yaşam tarzı değişikliği sağlanarak aşırı ağırlık artışından koruma sağlanabilir. Rastgele kontrol çalışmalarda, toplumdaki kadınlarda ağırlık artışında ki etkili önlemin, davranış değişikliğini destekleyecek, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliği sağlayacak anlaşılır basit mesajlar, kendi kendini yönetim ile ilgili birkaç kısa interaktif toplantı ve bunları takip eden telefon desteğini içeren basit bir kendi kendini yönetim stratejisi ile sağlanabildiği kanıtlanmıştır.
Çalışmalarda verilen mesajlar, günde 2 porsiyon meyve ve 5 porsiyon sebze tüketin, doymuş yağ alımını azaltın, düzenli öğün tüketin ve işlenmiş abur cubur besinleri meyve ve sebze ile yer değiştirin önerilerini içermekteydi. Katılımcılara düzenli yürüyüp yürümedikleri ve ağırlık kontrol izlemi yapıp yapmadıkları soruldu. Beslenme ve fiziksel aktivitedeki davranış değişikliğini uzun dönem devam ettirmek için bunlar tabi ki hayatın bir parçası haline gelmelidir. Kadınlar, bundan dolayı, kendi kendine yönetimlerini geliştirmek için; problem çözümleme, hedef saptama, geçmişe dönmekten kaçınma, gerçekçi beklentileri oluşturmak gibi davranış değişikliği becerileri öğrendiler. Sosyal destek, arkadaşlar ile birlikte yürümeye teşvik edildi. Problem çözümleme ve hedef belirleme egzersizlerinde yer almak kadınlara, günden güne fizik aktivitesinde bulunma ve sağlıklı beslenme ile ilgili engelleri kaldırmada fark edilir yardım sağladı. Yerel toplumu bağlama, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme için var olan yerel sosyal desteği arttırma, kişisel memnuniyet ve telefonla hatırlatmayı kullanarak isteklendirmeyi desteklemek için kadınların katılım engellerini belirleme gibi diğer faktörlerde programın başarısını artırmada yardımcı oldu.
Sonuç olarak; yaşam tarzında uzun dönem desteklenen değişiklikler, küçük yapılabilir adımlarla yol alındığında daha etkili olması mümkündür. Bu adımlar şunları içerebilir: uygun ölçüde porsiyonları yemek, düzenli öğün düzenine davam etmek, yağlı, şekerli abur cubur besinleri sebze ve meyveyle yer değiştirmek, her gün 10 dakika eğlenceli orta düzeyde aktivite yapmak. Önemle belirtmek gerekir ki, ağırlık fazlalığı veya obezitenin devam etmesine rağmen %5-10 arasındaki ılımlı ağırlık kaybı, hem kadınların üreme sağlığını iyileştirmek hem metabolik riski azaltmak için yeterlidir. Her gün sadece 30 dakika tempolu yürüyüş, sağlığa hemen yarar getirecektir. Fiziksel aktivitenin ağırlık kaybı olmadan bile gerçekten psikososyal iyiliği ve sağlığı iyileştirdiği gösterilmektedir.
Genel olarak, moda veya aşırı sıkı kısa dönemli diyetlerin uzun dönemde hastalıklardan korunmada etkisiz olduğu kabul edilmiştir. Diyabetli kadınlarda, bir sağlık profesyonelinin yardımı ile bireye özgü beslenme tedavisi yaklaşımı gerekmektedir. Ağrılık fazlası çok olan kadınlar, sağlık profesyonellerince birkaç kişisel görüşme ve öneri sağlayacak yoğun programlardan yararlanabiliriler.
Özet
Tip 2 diyabet başlangıcının belirgin bir şekilde geciktirebilir ya da önlenebilir olmasına dair kuvvetli kanıt vardır. Aşırı ağırlık artışından kaçınmak, bir kadının yaşamında risk grubunda olabileceği zamanlarda erken tanı ve müdahaleyi gerektirmektedir. Küçük, tutarlı fiziksel aktivite eklemeleri ve beslenme alışkanlıkları başarılabilir fakat bunun, farkındalığı artırmak ve eğitim kampanyaları, çevresel değişiklik, bireysel becerilerin artması ve multidisipliner destek ile kolaylaştırılmasına ihtiyaç vardır.
