Anasayfa

Hipoglisemi
 

Diyabetle yaşamak, karşılaşılan bazı sorunlarının çözümünü öğrenmeyi ve tedaviye uyum sağlamayı gerektirir. Diyabetle yaşayanların özellikle insulin kullanan diyabetlilerin karşılaşabilecekleri bir sorun da hipoglisemidir. Hipoglisemiyi önlemek ve tedavi etmek kan şekeri ayarının sağlanmasında son derece önemlidir. 

Hipoglisemi Nedir? 

Kan şekeri düzeyinin 50 mg/dl veya altına düşmesi hipoglisemi olarak tanımlanır. Hipogliseminin oluşumuna zemin hazırlayacak nedenler ortadan kaldırıldığında hipoglisemi riski de uzaklaştırılmış olur, Aksi takdirde insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanan herkeste hipoglisemi görülebilir.

Hipoglisemi Nedenleri Nelerdir?

  • Gereğinden fazla insülin veya oral antidiyabetik kullanmak,
  • Yemekleri ve ara öğünleri düzensiz saatlerde yemek
  • Öğünlerde gereksinimden az karbonhidrat almak
  • İlaçları yanlış zamanda kullanmak,
  • Her zamankinden fazla egzersiz yapmak,
  • Alkol kullanmak,
  • Kadınlarda adet kanamasının başlaması,
  • İnsülin enjeksiyonlarının yerini değiştirmek,
  • Sindirim güçlüğü, mide boşalmasının gecikmesi,
  • Soğuk/ılık ortamdan çok sıcak ortama geçmek. 

Hipoglisemi Belirtileri Nelerdir? 

Hipogliseminin şiddeti hafif, orta ve ağır olabilir. Hipogliseminin şiddetine göre klinik bulgular farklıdır:

Hafif şiddette hipoglisemi bulguları;

  • Açlık,
  • Titreme,
  • Terleme,
  • Dudakta ve dilde karıncalanma,
  • Solukluk,
  • Çarpıntı,
  • Huzursuzluk,

Orta şiddetteki hipoglisemi bulguları;

  • Baş ağrısı,
  • Karın ağrısı,
  • Bulanık görme,
  • Uyuşukluk,
  • Konuşma zorluğu,
  • Taşikardi (Kalp atım hızının artması),
  • Sinirlilik,
  • Solukluk,
  • Terleme,

Ağır şiddetteki hipoglisemi bulguları;

  • Bilinç kaybı,
  • Konvülsiyonlardır.  

Hipoglisemi Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır? 

Eğer kan şekeri ölçme aletiniz varsa, kan şekerinizi ölçerek ölçüm sonucuna göre; eğer kan şekerinizi hemen ölçme imkanınız yoksa, hipoglisemi bulgularına göre hipoglisemi tedavisinin yapılması gerekir.

 

Hipogliseminin Şiddetine ve Klinik Bulgularına Göre Hipoglisemi Tedavisi

Hipogliseminin şiddeti  

Klinik bulgular  

Tedavi

Hafif

Açlık, titreme, terleme, dudakta ve dilde karıncalanma, solukluk, çarpıntı, huzursuzluk     

Planlama ana öğünler veya ara öğünlerden 15-30 dakika öncesinden hipoglisemi oluşmuşsa vakit geçirmeden yenilmesi gereken öğün yenilmelidir.

Hipoglisemi öğün sonrası oluşmuş

ise 1 çay bardağı meyve suyu, veya limonata içilebilir.           

Orta

Baş ağrısı, karın ağrısı, bulanık görme, uyuşukluk, konuşma zorluğu, taşikardi, sinirlilik, solukluk, terleme

2-3 adet glikoz tableti veya ılık suda eritilmiş 1-2 tatlı kaşığı şeker veya 4-5 adet kesme

şeker veya 1 büyük çay bardağı şekerli kola veya bir büyük çay bardağı meyve suyu veya 1 bardak süt alınmalıdır.                         

Ağır                                                     

 

 

 

Bilinç kaybı, kolvülsiyon

Ağızdan gıda alınmayacak durumda şuur kaybı mevcutsa, paranteral, glikoz veya glukagon enjeksiyonu gereklidir.

Glukagon enjeksiyonu ise damar içine, cilt altına veya adaleye zerk edilmelidir.

 

 

Hipoglisemi Tedavisinde 15/15 Kuralı Nedir? 

Eğer kan glikoz düzeyi  70 mg/dl’nin altında  ise  15 g karbonhidrat (basit şeker) alınır, hareket etmeden ve başka bir besin yemeden 15 dakika beklenir ve 15. dakikada tekrar kan şekeri ölçülür.

Hipoglisemiyi tedavi ettikten 15 dakika sonra kan şekeri  80 mg/dl’nin altında ise tekrar 15 g karbonhidrat (nişastalı besin) tüketilir.

Hipoglisemiyi tedavi ettikten 15 dakika sonra kan şekeri  80 mg/dl’nin üstünde ise bir sonraki öğün zamanı düşünülmelidir. Eğer bir sonraki öğüne 1 saat veya daha fazla bir süre var ise tekrar 15 g karbonhidrat (nişastalı besin) tüketilir.

  

Hipoglisemi Tedavisi için Alınması Gereken Tedbirler Nelerdir?  

Hipoglisemi tedavisi için gerekli olan en önemli tedbir, diyabetlinin yanında, iş yerinde, çantasında, arabasında kesme şeker veya glikoz tabletlerini bulundurmasıdır.

 

Diyabetlinin çevresindeki insanlar hipoglisemisi olan diyabetlide  ki huzursuzluk, solukluk, terleme, dalgınlık ve davranış bozukluğunu fark edebilirler. Bu nedenle gerek diyabetli kişinin, gerek çevresinin (aile, okul arkadaşları, öğretmenleri gibi) hipoglisemi belirtileri ve tedavisi konusunda bilgilendirilmesinde son derece yarar vardır. Ayrıca diyabetlinin yanında taşıyacağı diyabet kartı da, hipoglisemideki alınacak acil önlemleri içermelidir.

 

Yaşadığınız bir hipoglisemi atağından sonra bu hipogliseminin nedeni neydi? Hangi etkiler bu durumu yaşamanıza sebep oldu? gibi soruları kendinize sorduğunuzda ve bulduğunuz  nedeni daha sonra tekrarlamadığınız taktirde hipoglisemi riskinden uzaklaşmış olursunuz.

 

Egzersizin Oluşturacağı Hipoglisemi Riski İçin Neler Yapılmalıdır?

Egzersizin oluşturabileceği hipoglisemi riski daha çok insülin kullanan diyabetlilerde söz konusudur. Bu kişilerin egzersiz tipine ve egzersiz süresine göre beslenme planlarına ilave olarak ek bir öğün almaları gereklidir. Tip 2 diyabeti olan şişman kişilerin egzersiz önerisinde ilave bir öğün almaları gerekmez. Egzersiz yapmak, kilo verme hızlarını artırır.

İnsülin enjeksiyonu yapan kişilerde yemeklerden hemen sonra, 3 saat sonra veya öğünden önce yapılan egzersizin yarattığı en büyük risk hipoglisemidir. Bu nedenle egzersiz öğünlerden 1-2 saat sonra yapılmalıdır. Bu uygulama, hipoglisemi riskini azaltması dışında, postprandiyal (yemek sonrası) glisemi yüksekliğinin önlemesi nedeniyle önerilmektedir.

Glisemi düzeyi 100 mg/dl’nin altında iken egzersiz yapılması hipoglisemi riski oluşturur. Glisemi düzeyi 240 mg/dl’nin üstünde iken yapılan egzersiz ise kan şekerinin daha çok yükselmesine ve keton cisimlerinin artmasına neden olur.

Eğer kan şekeri 100 mg/dl’nin altında ise egzersiz yapılmaması veya 1 bardak süt, 2 dilim ekmek (kepekli olmamalı) veya poğaça ve 1 adet meyva yedikten sonra egzersiz yapılması gerekir.

Kan şekeri 120-180 mg/dl arasında ise 1 saat süreyle egzersiz yapılacak ise, hipoglisemi riskinden korunmak için 25-30 gram karbonhidrat içeren bir öğün yenilmesi gerekmektedir. Bu öğün bir tost veya bir bardak süt, 2-3 adet bisküvi olabilir. Kan şekeri 180-240 mg/dl iken ilave bir öğün almak gerekmez.

Egzersiz sırasında aktif olarak kullanılacak vücut bölgesine insülin enjeksiyonu yapılmamalıdır. Örneğin bisiklete binilecekse bacağa veya cam silinecekse kola insülin enjeksiyonu yapılması doğru değildir. Aksi uygulamalar hipoglisemiye neden olabilir.

Egzersiz ve besin alımı dengelenmediği zaman hipoglisemi oluşabilmektedir. Eğer kan şekeri ölçüm cihazınız varsa değişik zamanlarda, farklı sürelerle yaptığınız egzersiz tiplerine karşı vücudunuzun verdiği yanıtı saptayabilirsiniz. Örneğin akşam yemeğinden bir saat sonra yürüyüş yapacaksanız, akşamki insülin dozunuzu kolunuza enjekte etmelisiniz. Akşam öğün öncesi kan şekeriniz 165 mg/dl olarak ölçtüğünüzü varsayalım, bu durumda egzersiz öncesi ilave bir öğün almanıza gerek yoktur.

Yarım saatlik bir yürüyüş sonrası tekrar kan şekerinizi ölçtüğünüzde 172 mg/dl bulursanız, demek ki uygun bir yol izlemişsiniz. Ancak yürüyüşü hızlı yapmış ve süreyi 1 saate çıkarmışsanız kan şekeriniz egzersiz sonrası 120 mg/dl ise egzersiz sırasında 1 bardak süt veya 1 meyve olarak ilave öğün yemeniz egzersiz sonrası oluşabilecek hipogliseminin önlenmesi açısından önemlidir.

 

Hipoglisemiyi Farketmeme Nedir?

Bazı kişilerde hipoglisemi belirtisi olmayabilir ancak kan şekeri ölçüldüğünde hipoglisemi olduğu saptanabilir. Bu problem ‘hipoglisemiyi farketmeme’ olarak isimlendirilir.

Hipoglisemiyi farketmeme her diyabetlide olmaz, daha çok uzun yıllardır diyabetle yaşayan bireylerde görülür. Nöropati (sinir hasarı), sıkı glisemi kontrolü, bazı kalp ve tansiyon ilaçları hipoglisemiyi farketmeme nedeni olabilmektedir. 
Hipoglisemiyi farketmeyen diyabetlilerin sık kan şekeri ölçümü yapması ve belirti olmamasına karşın ölçüm sonucunda hipoglisemi saptanırsa derhal hipoglisemi tedavisini yapmaları gerekir.










» Bu sayfayı tavsiye edin
Diyabet hakkında bilmek istediğiniz tüm bilgilere web sitemizden ulaşabilirsiniz.
Adres: Abidei Hürriyet caddesi Merkez mahallesi Nakiye Elgün sokak No : 64 -66 ŞİŞLİ/İSTANBUL Tel: 0212 296 05 04 Fax: 0212 296 85 50 turkdiab@turkdiab.org